Yeniden Milli Mücadele Nedir?

Yeniden Milli Mücadele, haftalık, fikir, aksiyon ve dava dergisidir.

Yeniden Milli Mücadele Türk Milleti’nin gerçek gündemini konu edinir. Emperyalist zihinlerin Türk Milletini meşgul etmek için uydurduğu geçici, yanıltıcı gündemlerle uğraşmaz. Milli Davalarımızı, ıstıraplarımızı ve çözüm yollarının esaslarını dile getirir.

Yeniden Milli Mücadele, bilimin ve hakkın yol gösterdiği fikirleri, Türk Milleti’nin uyanış davasına yönlendirecek aksiyonları işaret eden dava yayınıdır. Hareket, 1960’lardan beri emperyalizme ve insan fıtratına aykırı her türlü batıl cereyana dirayetle, sabırla ve azimle meydan okur.

Mücadelecilerin, “Yeniden Milli Mücadeleciler” olarak anılmasına sebep olan Yeniden Milli Mücadele (YMM) dergisi, 3 Şubat 1970 tarihinde yayın hayatına başlamıştır.

On binlerce gencin kurduğu milli dağıtım ağı sayesinde Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar ulaşır. Yeniden Milli Mücadele’yi halka ulaştıran bir genci görürseniz onda bir farklılık sezersiniz. Yeri göğü inleten o sloganları atan mücadeleci, bambaşka bir dünyaya davet eder Türk Milleti’ni. Elindeki Yeniden Milli Mücadele Dergisini başka bir dünyadan seslenircesine uzatır size. Onlar büyük davaya mensup olmanın gururu ile ve milletinin ıstırabını hissederek haykırırlar.

  • YMM logosunun anlamı nedir?

Yeniden Millî Mücadele’nin logosu ve ismi birlikte düşünülmelidir. Yeniden Millî Mücadele ismi sadece bir teşkilata verilen sıradan bir isim değildir. Her bir kelime anlam içerir.

Yeniden, tazece bir başlangıcı, dirilişi ifade eder. Umudun tükendiği günlerin, tarihin azametli dönemlerine rücu edişidir yeni başlangıç. Millilik, sadece Büyük Türk Milletine bağlı olmayı ifade eder. Kökü bu topraklarda olan Anadolu ve Türk illerinin kadim medeniyetine kök salıştır milli olmak. Türk Milleti dışında herhangi grup ile “bizden olmayanlarla” işbirliği yapmayı reddediştir. Mücadele ise fikirlerin, inanışların hayata uygulanışı ve vücut buluşudur. Uğrunda çaba sarf edilmeyen, mücadele edilmeyen fikirler ne denli kıymetli olursalar olsunlar, bu fikirler ve inanışlar uğruna fedakarlıkta bulunma iradesine sahip toplulukların çabaları olmadan yaşayamazlar. Mücadele Hak için ortaya koyulan azimli, kararlı ve istikrarlı yapılanma yani teşkilat içinde yürütülen sonuç almaya aday eylemler bütününü tanımlar.

Yeniden Millî Mücadele kavramı, sadece yüce Türk Milleti’ne bağlı olanların, sureten değil   hakkıyla millî olanların, aziz millete unuttuğu büyük davasını hatırlatmak için, hayır ve hak uğruna ortaya koyacakları eylemlerini, mücadelelerini tanımlar. Tarihin şanlı sayfalarındaki azametli günlerin yeniden canlandırması için toplanış ve diriliştir, Yeniden Millî Mücadele.

Logomuzda sizin de dikkatinizi ilk bakışta çeken öğeler de yalındır. Yıldız, şanlı bayrağımızın yıldızıdır. Türk Milleti, bayrağımızda da bilindiği gibi büyük davaya hizmet eden bir yıldız olarak yerini alır. Bizim logomuzda da yükseldiği her dönemde insanlığa adalet ve huzur dağıtan Büyük Türk Milletini ifade eder. Türk Milleti’nin şanlı tarihindeki müstesna konumundan ise uzakta karanlıktaki günlerinden kurtulması ise ancak mukaddesatını, büyük davasını, bilimi, töresini, rehber edinmesiyle mümkündür. Beyaz kitap ise bizim için, mukaddesatın kaynağı yüce kitabımızdır. Aklı hür kılan bilimi anlatır.

Binlerce yıllık doğrular kitaplarda ve zihinler zaten mevcut! Biz bu kutlu fikirlerin ve görevlerin eylem ile, aksiyon ile sağlanabileceğine inanıyoruz. Mücadeleciler, olayların akışına seyirci kalmayıp hak için yanlışları değiştirmeyi, ıslah etmek isteyenlerin birliğidir. İlmî Sağ bakış açısı ile toplanan inkılâpçıların birliğidir. Sağ yumruk, güçlü ve ayrılmaz birliği, hedefe yönelen eylemi, dayatmalara ve yenilgilere meydan okuyuşu ifade eder.

  • Yeniden Millî Mücadele’nin kurucusu kimdir?

1967 yılında kurulan teşkilatın adı “ Yeniden Milli Mücadele”dir. Liderleri Aykut Edibali’dir.

Edibali, sadece bir avuç insanın bile yeryüzünü değiştirebileceğine inanır. Türk milletinin içinde bulunduğu karmaşanın ve bunalımların bitişiyle beraber, şanlı tarihinin gerektirdiği noktaya dönüşünün ise büyük davasını hatırlamasıyla mümkün olduğuna inanır. O, bir avuç insanın millete ulaşması için teşkilatçılık felsefesini bilimsel dayanaklarıyla ortaya koyar. Teşkilata katılan genç insanlar bir milletin uyanış davası için ömürlerini fedaya hazır hale gelir.

Bir milletin uyanış hamlesi olan “Yeniden Milli Mücadele” hareketinin başladığı yıllarda Edibali 25 yaşındaydı. Arkadaşlarıyla Türkiye’nin her yerinde vatanperver, gerçeklere vurgun, milli hassasiyetleri yüksek bu genç kadro bulundukları her şehirde kardeş kavgasını ve akan kanı durdurdular. Halkı uyarmak ve uyandırmak için çırpındılar. Milli davaların savunucusu oldular.

Edibali ve dava arkadaşları, Türk Yayıncılık tarihinde en uzun soluklu haftalık gazete çalışmasını ortaya koydular. Hakikati arayan genç mücadeleciler, onlarca ölümsüz kitabı, yüzlerce dergiyi ve pek çok tarihi toplantıyı Türk Milleti’ne armağan ettiler. Yıllar boyunca yalnızca Türk Milletinden aldıkları destekle ayakta kaldılar.

Ömürlerini hakka ve davaya adayan bu kahramanların Türkiye’nin bunalımlardan çıkarak insanlığın yeniden önderi olması için ortaya koydukları hedef “Milli Devlet’tir.” Milli devletin inşa edilebilmesi için o günün siyasal hayatında boy gösteren tüm siyasi partilere açık bir şekilde milli iktidarın bilimsel dayanakları ve çözüm için tezler sunulur. Ne yazık ki hiçbir siyasi parti böylesine büyük bir ideale yürüyebilecek cesarette ve fikirsel donanımda olamamıştır.

Edibali, gelişimin ve değişimin başka ülkelerden ithal edilmesiyle değil, yerli-milli sadece bu milletin köklerine bağlı olan asırlık öğretinin yeniden canlandırılmasıyla mümkün olduğuna inanmaktadır. O, bu çabaya “İlmi Sağ” bakış açısı der. Kavgaların, çöküşün ve cehaletin bittiği bu köklü derin değişimin ismi ise; “inkılâp”dır. İnkılâp öğretisinin değişmez esaslarını insanlığın rehberi Kuran’da arar. Onun uygulayışını, uygulanabileceğinin ispatını ise yeryüzüne gelmiş en büyük liderde görür. Bu kaynaktan alınan ilhamla ve çağdaş, bilimsel metotlarla Türk Milleti’nin ve tüm insanlığın var olan bütün sıkıntılarına çözümler üretmeye çabalar.

 

Ben de bu vatana hizmet etmek istiyorum?

Bu vatan hepimizindir. Vatanımızın bütünlüğünü sağlamak için sadece sınır boylarımızın emniyetini sağlamak yetmeyecektir. Vatana hizmet için önce aynı birliğin tesis edilmesi gerekir. Türk Milleti’nin temel kabulleri, vazgeçilmezleri üzerine her birimizin iradi seçimiyle sağlanacak “Millî Mutabakat” bizi bir araya getirecektir. Bu birliği sağlamak ancak hürriyetçi ortamda aklederek, düşünerek yapılan seçimlerin, iradi kararların ürünü olabilir.

Yeryüzündeki en büyük inkılabı, hak ideolojinin inkılabını gerçekleştiren Hz. Peygamber’in bunun gerçekleşebileceğini göstermiştir. Kendileri Müslümanların büyük çoğunluğu teşkil ettiği Medine’ye teşrif ettiklerinde önce birliği sağlamıştır. Ancak o dönemde Medine’de gayrimüslimler de yaşamaktaydı. Mutabakatı sağlayan bir anayasa ortaya koyuldu. Medine Anayasası. Bu Anayasa, insanları aynı hedefler altında topluyordu. Medine’yi diğer insanlardan ayrı özel bir konuma sahip, korunmaya değer bir devlet olarak kabul ediyorlardı. Bu anayasaya göre bir Medineliye yapılan saldırıyı tüm Medine halkına yapılmış kabul ediliyordu.

Aziz milletin temel kabulleri etrafında toplanan, onları savunan her kıymetli vatandaşımızın teşkilatımızda yeri vardır. Vatanın birliğini için verilen tarihi yemin olan Misak-ı Milli’ye bağlı olan, Türk Milleti’nin menfaatlerine hizmet eden, başka hiçbir çıkar grubuna hizmet etmeyen, şanlı Bayrağa saygısı olan, Türk Milleti’nin yeryüzünde yaşama amacı olan büyük davasının temelini teşkil eden mukaddesatına, yüce dinimize saygısı olan, Türkçe konuşan her vatan evladının bizim teşkilatımızda yeri vardır.